Elazığ » Elazığ'dan Hikayeler » Gegenim gel otur yamacıma...
Gegenim gel otur yamacıma...

Yegenim gel otur yamacıma, sahan bi çay söliyem, iki lafın belini gırah. Çoğu zaman boşboğazlıh etdüriler bahan. Bende gonuşim. Sen hassa dinnersin beni.

Sada elmin yarısıdır dedük sada derdi olan adamın derdi olan adama derdini annatmasıdır dedük de şimdi bundan sadası olmayan alimin ilmi yarımdır veyahutda Lodo?nun oğlu Hulis de yarım alimdir demiyesin.

Sada sadadır da söz de sözdür yani ! Ne demişler ? Her şeyin güzeli güzel de sözün güzeli bi başga güzel. Mesele söz mü möhim sada mı meselesi degil. Ya ne ? Mesele şu ki her güzel güzel de kime güzel ?

Söz erbabı;

Güzelliğin beş par?etmez
Şu bendeki aşk olmasa...

demiş. Şair Nabi de;

Nabi?yi Nabi eden bir hüsn ü nazar

demiş. Ya yegenim gördün mü ? Ne imiş mesele ? Şimdi bu babdan ben sahan
Marifet iltifata tabidir, Müşterisiz meta zayi?dir
dersem; içinde [müşteri ve mal] var diye ticaret ve menfaat sathına yendirmeyesin. Helbet sen ne dedügümü annadın.

Söz gendi mecrasında, sada gendininkinde ahadursun ikisi birleşince de deniz olur, derya olur. Gel gör ki;

Önce şairler öldü, arkasından da şiir
Güzellik mefhumuna değdi çirkin nazarı
Unutulup giderken şiir güfteler bir bir
Tekerleme düzüyor ?şarkı sözü yazarı?

Niniyem ohuyanı olmıyan şiiri. Niniyem dinneyeni olmıyan sadayı. Bu sözden de ?alkış sanatcının gıdasıdır? yannışı çıhar. Bi şey herhangi bi şey gazanmah (velev bu alkış olsun) için yapılırsa o murdar olur. Necis olur. Pis olur. Çünkü işin içine ?menfaat? denilen necaset garışmışdır. Parayla ölçülen ne varsa değeri değil fiyatı vardır.

Şimdi ?hem ohuyanı, dinneyeni olacah hemi de alkış olmayacah. Bu nası işdir? Diye soracah olursan. Saburlu ol ki onu da annadam sahan.
Bi kere ?alkış? olmamalı degil ?alkış için olmamalı? . İkincisi güzelliğin ihtiyacı alkış degil ?alaka?dır. Nabi?nin dedigi gibi ?Hüsn ü nazar? dır. Öyle alaka olmalı ki bunda bahsi geçen necaset olmamalı. Zor del mi ? Zor tabii, zor yegenim. E canım bu iş zor olamasadı, şimdiki gibi herkes yapardı del mi ?
Bu arada ?söz? ile ?lafı? da birbirinden ayırdetmek lazım. Lazım ki ?kelam ehli? ile ?laf ebesi? de biribirinden ayırdola.

Söz ola kese savaşı
Söz ola bitire işi
Söz ola ağulu aşı
Yağ ile bal ede bir söz

Kişi bile söz demini
Demiye sözün kemini
Şu cihan cehennemini
Sekiz uçmağ ede bir söz
denmiş ya. Bi şölesine bi tecnis olacahdı:

Kırmızı güller bağladım deste
Başım taş yastıkda kulağım sesde
Ben seni besledim altın kafesde
Sen beni bıraktın son nefesde yar

Kırmızı gül goncasına benzersin
Bahçelerde sere serpe gezersin
Her gördükçe yüregimi ezersin
Demezsin ki ardım sıra bakan var

Kırmızı gül olam kokla koynunda
Altın saat olam yokla koynunda
El girmesin beni sakla koynunda
Dost bağında gizli gizli gezen var

Ben seni severim bir nice yıldır
Sen beni avuddun bu nasıl dildir
Yanağın etrafı kırmızı güldür
Ben orta yerinde göz dikenim yar

Bazı yerleri basmagalıp gibi gelse de içinden geldiği söylendiğinde heç bi şüphe yoh del mi ? Kim mi ? İşte işin birinci püf noktası burası. Laedri. Bunu bir kişi mi sölemiş ? İlk söliyen altına imzasını atmış mı ? Ne zaman, nerde, ne için, kim... ? Bu soruların hiç birinin ne anlamı var ne cevabı. Bir tek hakikat var; bunnar güzel sözler. Ohuyan da dinneyen de etkileniyor. Duygulanıyor. İçinde kendine ait bir yerler bir şeyler bulabiliyor.
Gelelim meselnin ikinci püf noktasına. Birileri bunu duymuş, dinnemiş, bellemiş ve de birilerine aktarmış ki bu güne bize kadar gelebilmiş. Peki bu ?birileri? kim ? İşte onnar bahsi geçen ?alaka?nın ?hüsn ü nazar?ın, güzelliğin değerinin beş paranın üstüne çıhabilmesi için gerekli olan ?aşk?ın, marifetin tabi olduğu ?iltifat?ın sahapları. İşte onnar güzelliğin tebeyyünü, tezahürü için asıl lazım olanlar. Niye asıl? Çünkü onnar olmasa, ötekiler, yani güzelliği sese, söze ve renge yansıtannar da olmaz. Olsa da bunar olmadan ne adları olur ne de dadları.
Tabii bu isimsizliği güzel sözün önşartı yapmaz. Ama isim de o gadir gıymet bilenlerin himmetine galmışdır. Bu gadder ?güzel söz? lafı edip de işin ustalarını anmamah gadir gıybet bilmezlik olur.
Bakırcılar çarşısında biri vardı. Cenani Dökmeci. Rahmetli atadan bakırcıydı. Derdi ki ?burnuna su segirden herkes şiir yazar. Yazmasa da söler. Sölemese de göynünden geçer. Ama bi adam gırhından sona da şiirle urğaşırsa o adam şairdir. Eyi şairdir, kötü şairdir ayrı. Amma şairdir. Rahmetli Fikret Memişoğlu ile ?Fırat? diye bi dergi çıharırlardı. Nası ederlerdi, gaça mal ederlerdi, ne gadder emek, ne gadder zaman tökerlerdi ? Kimse bilmezdi. Sonuçta gaç gişi alır da ohur, marak eder, bi tene alır ? Bu da işin özüne aslına faslına sahap çıhma, gadir gıymet bilmenin ayrı bir faslı.
Rehmetli?nin ?Örseler? diye bi şiiri vardır ki çoh hoşdur; sahan o şiiri de söliyem de bu fasılı gapadam yegenim.

Karanlık gözlerde seyre düşeli
Beni bir yol kesen bakış örseler
Bastığı her yerde halı döşeli
Korkarım dizini nakış örseler


Her gören uğruna verir canını
Bu güne erenler anmaz yarını
Bir mermer top gibi omuzlarını
Tel tel saç dağıtış döküş örseler


Ne yandan bakınsam yoktur kusuru
Gülüşü dalgalı, bakışı duru
Lakin şu gönlüme dolan huzuru
Ne iştir... Bir kaş yıkış örseler

Ördüğü bayramlık sırma tel işi
Bir toy düğün olur çıkagelişi
Sezip yüzümdeki gizli gülüşü
Zulmeder bir dudak büküş örseler

Bir yufka yüreğe bu yar değilmiş
Yolunda set çeken dağlar değilmiş
Gördük her gendinden geçen ayılmış
Bizi de bir kadeh tokuş örseler


Başkandan Mesaj
Derneğimiz 12.05.1997 yılında küçük bir büroda kurulmuş olup, daha sonra ihtiyaçlar doğrultusunda bugünkü 200 m2 lik bir alana sahip olan adresine taşınmıştır. Bu geniş mekan derneğe olan katılımları arttırdığı gibi yapılan faaliyetlerde de yeterli ortam imkanı sağlamaktadır.

Derneğimizin üye sayısı 69 kişi olup, bu üyelerin aidatları haricinde herhangi bir geliri bulunmamaktadır. Y..
Devamı...



Ali KİL
Foto Galeri Video Galeri
Hava Durumu
ELAZIG
  • ADANA
  • ADIYAMAN
  • AFYON
  • AĞRI
  • AKSARAY
  • AMASYA
  • ANKARA
  • ANTALYA
  • ARDAHAN
  • ARTVİN
  • AYDIN
  • BALIKESİR
  • BARTIN
  • BATMAN
  • BAYBURT
  • BİLECİK
  • BİNGÖL
  • BİTLİS
  • BOLU
  • BURDUR
  • BURSA
  • ÇANAKKALE
  • ÇANKIRI
  • ÇORUM
  • DENİZLİ
  • DİYARBAKIR
  • DÜZCE
  • EDİRNE
  • ELAZIĞ
  • ERZİNCAN
  • ERZURUM
  • ESKİŞEHİR
  • GAZİANTEP
  • GİRESUN
  • GÜMÜŞHANE
  • HAKKARİ
  • HATAY
  • IĞDIR
  • ISPARTA
  • İÇEL
  • İSTANBUL
  • İZMİR
  • KAHRAMANMARAŞ
  • KARABÜK
  • KARAMAN
  • KARS
  • KASTAMONU
  • KAYSERİ
  • KIRIKKALE
  • KIRKLARELİ
  • KIRŞEHİR
  • KİLİS
  • KOCAELİ
  • KONYA
  • KÜTAHYA
  • MALATYA
  • MANİSA
  • MARDİN
  • MUĞLA
  • MUŞ
  • NEVŞEHİR
  • NİĞDE
  • ORDU
  • OSMANİYE
  • RİZE
  • SAKARYA
  • SAMSUN
  • SİİRT
  • SİNOP
  • SİVAS
  • ŞANLIURFA
  • ŞIRNAK
  • TEKİRDAĞ
  • TOKAT
  • TRABZON
  • TUNCELİ
  • UŞAK
  • VAN
  • YALOVA
  • YOZGAT
  • ZONGULDAK
°
Bugünkü ziyaretçi sayısı   : 53
Toplam ziyaretçi sayısı     : 14558