
Hanı derler ya yigit namı nese onnan anılur. Melmeketler de neleri meşhursa , hankı şeynen şan almışlarsa onnan bilünürler. Asgerdeken bahan sorilerdi :
- ?Sizin melmeketten ne çıhar ??
- ?Adam çıhar oglum ! Adam çıhar? derdim.
Her melmekette eyi de çıhar kötü de. Amma bu melmekette eyi birezim daha fazla çıhar. Eyisi de eyidür. Niye diyecek olursan , yegenim , buralar ilim yuvasıdı. İlim.
Bah şeherin içine girerdin. Çınarın altında Gurşunnu medresesi vardı. Galaya dorğu yörü , Ergi minareli Ulu Camiye geldin. Bi de orda böyük Medrese vardı. Benim gençligimde it yokuşunun dibine , Aslan pıharı vardı oraya askeri idadi guruldu. Daş mektep derlerdi. Bi tek Kore gahramanı Celal Dora del zahar , neçe adamlar yetişdi o daş mektepden. Bi vakıt çahburun oraya Kolej yaptılar. Amerikalılar geldi. Neye geldiler neye gettiler bilmim. Epey sürdü Amerikan koleji. Dabahanın üstündeki kilisenin adı Gızıl Kiliseydi. Ordada mektep vardı. Galanın altındaki kilise asıl böyük kilisedi. O kilisenin mensupları bugün bile yumurta bayramlarında gelir ziyaret ederler. Maşatlığın üstünde de bi medrese vardı.
Amma asıl mektep böyük zatların dergahlarıydı. O dergahlarda insanı kamillerin kölgesi neçe adamları adam etmişdir. Beyzade , İmam efendi , Cabahçurlu Şıh Baba? ya ben yetişmişimdir. Yaaa. Torpağın altı üstünden zengin oldu. Yevmülbeter yegenin yevmülbeter.
Bizim ilmimiz yoh ki ilim adamlarını annadabilem. Sizin ilmiz yoh ki annıyasız. Ahan bele lafınnan avunmah bizim ki. Gambalahlızadelerin evi Arab babaya dönen yolun köşesindeki gonahdı. Gonahların alt gatı ahır olurdu.
Hayvan bağlamaya. Üst gatın şahnişenli odası selamlıh olurdu. Selamlıh nedir ? Onu bile duymamışsız oğul.
Evlerde , çarşıda , pazarda , dügünde , dernekde ; garılarla herifler birbirine garuşmazdı. Onnar ayrıdı. Öbirleri ayrıdı. N?ola hep barabar olalar , biçimleri ayrı , horataları ayrı , kefleri ayrı del mi ? Helbet hayatları da ayrı olacah. Oğlum ehli namus gadının ağzını gişisinden başga gören olmazdı. Selamlıh garıların olmadığı yerdi. Haremlik de heriflerin olmadığı yer. Gapıya geldin. Gapıyı döveceksin ki açıla. Gapının üstünde iki tene halga olurdu. Bi tenesinden ince ses çıhardı , gelen garısa onu dögerdi ki gapıyı garı aça. Bi tenesinden galın ses çıhardı, gelen herifse onu dögerdi ki gapıyı erkek aça. Yaa. Yegenim. Ben her zaman demim mi her işin bi gaydesi var.
Gambalahlızadelerin evinde bi oda vardı yegenim , ben o odayı görmüşüm , dört duvarı takaydı Bütün takalar ağzınan barabar kitap doluydu. Ahan o kitaplar n?oldu ? Nereye getti ? Bilmem. Bu herhankı bi evin hali. Bi de bütün şeheri düşün yegenim. Ne kitaplar vardı bu şeherde , ne ilim erbabı vardı ne böyük zatlar vardı. E herhal Amerikanlılar buraya tahta topu örgedeler diye gelmediler. Burdaki ilmi almaya geldiler oğul. Ondan şindi Amerikan gavuru dünyaya ferman ohi. Bizde gendi elimizde ki ilme sahabolamadıh.
Tahta topu mu ?
E sizde oynamışsızdır canım. Biz çağalığımızda oynardıh. İki tene gala yaparsın. Beş altı gişi bi teraf olur beş altı gişi bi teraf. Çaput top yaparduh o zamanlar. Topu atar bi teraf , topa ele vuracahsın ki tahtadan da olur elinnen de olur , top çoh uzağa gidecek , garşı teraf topu alıp gelene ten bi gişi garşı galaya gidecek , öbiri vurduğunda gendi galasına dönecek. Topu havada yahaladursan veya yoldaken vurulursan , gaybedersin. O oyunu onnardan gapmıştır bizim çağalar.
Daha ne oyunnar vardı canım. Saymahnan bitmez. Çellik çomah. Mam ayah. Gıçgıç gondura biç. Yüzsük oyunu. Ceviz oyunu. Aşşuh vardı aşşuh. Şindi heç galmadı. Ahan işi gücü olmayan bi adam ola , otura yaza. Hassa kitap olurdu burda oynanan oyunnar.
Tabi herşey bi terafa şeherin yıhılması demek ilmin yıhılması demekmiş yegenim. İlim yıhılanda şeher de yıhılmış. İlmin yıhılması da alimin galmaması demekmiş. Alim nası yıhılur. İlme ve alime saygı galmaz , ortalıh da hırhaşek adamlar cırıt atar , alimler piyasadan çekilir. Alimde yıhılmış olur ilim de yıhılmış olur , şeher de yıhılmış olur.
Ahan şindi kimin aklına yatar gocca bi şeher ver veran ola , dersin göğe çekilmiş kimin yerinde yeller ese. Bayguş öte.












